Azalan nüfus, artan baskı: Batı Trakya’da Türk okulların kapatılması ne ifade ediyor?

Azalan nüfus, artan baskı: Batı Trakya’da Türk okulların kapatılması ne ifade ediyor?

GÜNDEM 30.08.2025 13:01:35 42 0
Azalan nüfus, artan baskı: Batı Trakya’da Türk okulların kapatılması ne ifade ediyor?

İSTANBUL (AA) - Doç. Dr. Ali Hüseyinoğlu, Yunanistan'ın Batı Trakya'da bulunan Türk ilkokullarının bazılarının kapatılma kararını, bu kararın arkasında yatan sebepleri ve Yunanistan'ın ihlal ettiği yükümlülüklerini AA Analiz için değerlendirdi.

***

Soru: Yunanistan Eğitim Bakanlığının Doğu Makedonya ve Trakya eyaletlerinde Türk okullarını kapattığı gözlemleniyor. Okulların sayısı ve kapatılma oranlarında son durum nedir?

Hüseyinoğlu: Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Yunanistan’da belli bir sayı altında öğrencisi olan okullar kapatılıyor. Eğer bir okul mevcut olarak 9 öğrencinin altına düşerse, bazı istisnai durumlar hariç, Yunanistan’ın neresinde olursa olsun kapatılıyor. Türk okullarının kapanması da aslında bütün ülkede olan bir uygulamanın bir parçası olarak da yorumlanabilir. Fakat burada, Azınlık ilkokullarının özel ve özerk statüsünün resmi makamlar tarafından bir kez daha yok sayıldığının altını çizmeliyiz.

Son günlerde Batı Trakya’da 3 Türk azınlık ilkokulu daha kapatıldı yönünde bazı haberler yapıldı. Bu doğrudur. Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığının almış olduğu karar doğrultusunda Doğu Makedonya ve Trakya eyaletinde (ki Batı Trakya bu eyaletin bir bölümünü oluşturmaktadır) 2025-2026 eğitim ve öğretim yılında 32 ilkokul ve anaokulu kapatıldı. Bu okulların 3 tanesi ise Batı Trakya Türklerine ait azınlık ilkokullarıdır.

Bir asırda 305 okuldan sadece 83’ü kaldı

Soru: Yıllar içerisinde Türk ilkokul sayılarında nasıl bir değişim oldu?

Hüseyinoğlu: Türk azınlık ilkokullarının sayısı çok önemli. 1930’lu yıllarda Batı Trakya bölgesini oluşturan Rodop, İskeçe ve Meriç illerinde toplam 305 Türk azınlık ilkokulu vardı. 1931’de bu sayı 304’e düşüyor. 1955’lerde bu rakam 290’lara ve 1970’lerde 280’lere kadar düşmektedir. En büyük düşüşü ise 90’lı yıllardan sonra görüyoruz. 1995’de 231 okul vardı. 2000’lerin başında bu sayı 220’ye iniyor. 2000’li yılların başından itibaren bazı istisnai yıllar hariç bu rakamın her yıl daha da azalarak günümüzde 83’lere kadar düşüyor.

Soru: Okulların kapatılmasının arkasında yatan temel sebep nedir?

Hüseyinoğlu: Bu yöndeki en temel sebep, 1950’li yıllarla beraber ve iktidardaki hükümetler fark etmeksizin, Yunan devletinin sistematik bir şekilde ve zamana yayarak Batı Trakya’daki azınlık eğitimine farklı müdahalelerde bulunmasıdır. Zaman içerisinde bu okullarda verilen Türkçe ders sayıları azaltıldı. İki dilli eğitimin verildiği bu okullarda gerek Yunanca gerekse Türkçe eğitim-öğretim kalitesi düşürülmeye çalışıldı. Etnik Türk kimliğinin inkar edilmesi bağlamında okulların tabelalarındaki “Türk” ibaresi kaldırıldı. Sonuç olarak, Yunan hükümetlerinin azınlık eğitimi ile ilgili almış olduğu birçok karar doğrultusunda Türk azınlık ilkokulları ve bu okullarda verilen Türkçe ve Yunanca eğitim kalitesine yönelik olumsuz bir imaj algısı oluşturuldu. Bu durum karşısında Batı Trakya’daki bazı Türk azınlık velileri kendi köy veya mahallesindeki Türk azınlık ilkokulunun “daha az kaliteli bir eğitim” verdiği algısını zamanla kabullendi. Böylelikle, bazı Türk anne babalar, elinde imkanları olmasına rağmen bu yaratılan negatif algıdan ötürü veya farklı şahsi-ailevi sebeplerden dolayı çocuklarının temel eğitimi için Türk ilkokulları yerine Yunan ilkokullarını tercih etti. Böylelikle, öğrenci azlığı sebep gösterilerek birçok Türk azınlık ilkokulu kapatılmış oldu.

Soru: Yunanistan neden Türk okullarını hedef alıyor?

Hüseyinoğlu: Okulların kapanması aslında bir sürecin sonucu olarak yorumlanabilir. Bu süreç de yaklaşık 70 yıl önce başlamaktadır. Batı Trakya Türklerine yönelik özellikle 1960’lı, 70’li ve 80’li yıllardaki uygulanan sistematik baskı, sindirme ve yıldırma politikalarının bir yansıması da şüphesiz eğitim alanında yaşandı. “Türk azınlık okullarında kötü eğitim veriliyor” algısının zaman içerisinde bazı Türk velilerin tercihlerinde etkili olduğunu görmekteyiz.

Geçici olarak kapatılan Türk azınlık ilkokulları bir daha açılmıyor

Soru: Okulların geçici olarak kapatıldığı veya bu okullarda eğitimin askıya alındığı söyleniyor, Peki sizce okulların yeniden açılması gelecekte mümkün olabilir mi?

Hüseyinoğlu: Bu okullar öncelikle 3 veya 4 yıllığına geçici olarak kapatılıyor. Örneğin son resmi askıya alınma kararında, bazı Türk ilkokulların 2 yıldır geçici kapalı olduğu ifade ediliyor. Ancak 3-4 yıllığına geçici olarak kapatılan bir okul bir daha açılmıyor. Bu okullardaki eğitimin geçici olarak askıya alındığı resmiyette ifade ediliyor. Ancak gerçekte geçici kapatılmış olup sonradan tekrar açılan olan herhangi bir azınlık ilkokulu var mı? Aslında Musaköy ve Hacımustafaköy örneklerinde olduğu gibi bu konuda bazı talepler olmuştu. Fakat yetkili makamların gerekli izinleri verip geçici kapatılan Türk ilkokullarını açtığı hiçbir şekilde görülmedi. Aslında okulların ileride yeniden açılması ihtimal dahilindedir. Fakat bu, büyük oranda Azınlıktan gelecek muhtemel talebe ve yetkili makamların bu yöndeki tutumuna bağlı olacaktır.

Türk azınlık ilkokulları hakkında olumsuz algı gerçeklere dayanmıyor

Soru: Türk okullarında eğitim düzeyi ne durumda?

Hüseyinoğlu: Aslında Türk ilkokullarından mezun olmuş gerek Yunanistan’da gerekse de Türkiye’de çalışan pek çok insan var. İçinde yaşadığı toplumda belli yerlerse gelmiş pek çok doktor, avukat, mühendis, iş insanı, öğretmen ve öğretim üyesi var. Yani aslında farklı mesleklerde farklı Türk azınlık mensuplarının olduğunu görmekteyiz. Ancak bu durumun, ilkokul tercih aşamasında Batı Trakya Müslüman Türk azınlık toplumu içerisinde yeterince dikkate alınmadığını düşünüyorum.

Buna rağmen Türk azınlık ilkokullarıyla ilgili “yetersiz eğitim verildiği” algısının bazı Türk velilerde yoğun bir şekilde kabul edildiğini görüyoruz. Bu negatif algının gerçeklik payı ciddi şekilde sorgulanır düzeydedir. Ancak buna rağmen bazı Türk velileri Yunan okullarını tercih ediyorlar ve kendi çocuklarını Türk okullarına göndermedikleri için de bu okullardaki toplam öğrenci sayısı gün geçtikçe daha da azalıyor.

Soru: Bu okullar Batı Trakya Türkleri için neden önemli?

Hüseyinoğlu: Batı Trakya Türkleri açısından bakacak olursak bu okulların varlığı, bölgedeki asırlık varlıkları adına hayati öneme sahiptir. Batı Trakya Türkleri için ve tüm diğer toplumlar için azınlık ilkokulu demek, bölgede yüzyıllardır devam eden Türk ve Müslüman kimliklerinin bugünkü ve gelecekteki varlığı anlamına gelmektedir. Bu bağlamda, bu okullar Batı Trakya Türkleri adına çok kıymetli ve burada iki dilde eğitim almak çok önemlidir. Çünkü eğitim seviyeniz, sizin toplumdaki yerinizi, statünüzü ve kabul edilirliğinizi ciddi şekilde etkilemeye devam etmektedir.

Batı Trakya’da Türkçe eğitimin bel kemiğini Türk azınlık ilkokulları oluşturuyor

Soru: Batı Trakya’da Türk ilkokullarının kapatılması, Türk kimliği ve Türkçe öğrenimi açısından ne anlama geliyor?

Hüseyinoğlu: Okulların kapatılması bölgedeki Türk azınlığının eğitim hakkı açısından büyük önem arz ediyor. Daha önce de belirttiğim gibi 30’lu yıllarda sayısı 300’ün üstünde olan bu okullar bugün 80’li rakamlara düşmüş durumda.

Eğitim, toplumsal varlığın en temel unsurların başında gelmektedir. Özellikle de azınlık toplulukları için, yaşadıkları ülkenin çoğunluk toplumu içindeki konumlarını belirleyen önemli bir köprü niteliği taşır. Bu bağlamda Türk okullarının kapatılması, Türk azınlık toplumunun en önemli sorunlarında biri olarak karşımızda durmaktadır.

Batı Trakya’da Türkçe eğitimin bel kemiğini, şüphesiz iki dilde (Türkçe ve Yunanca) eğitim veren Türk ilkokulları oluşturuyor. Ana okul eğitimi bağlamında Türk anaokulları bulunmamaktadır. Böylelikle, 1920’lerden günümüze ana dil Türkçenin, Türk kültürü, örf ve adetlerinin çocuklara erken yaşta öğretildiği kurumların başında şüphesiz Türk azınlık ilkokulları gelmektedir. Fakat bu okulların bu denli her yıl kapatılmasıyla gerek ana dil Türkçenin ve gerekse Türk kültürünün sonraki nesillere aktarılması konusunda yakın gelecekte önemli bazı sorunlarla karşı karşıya kalınabilir.

Lozan Barış Antlaşması'nda öngörülen "özerk eğitim" prensibi zaman içinde Yunanistan'ın ihlallerine uğradı

Soru: Türk ilkokulların kapatılması Lozan Antlaşması’nın eğitimle ilgili maddelerine nasıl aykırılık teşkil ediyor?

Hüseyinoğlu: Bu okulların kapatılması Lozan Antlaşması’nın eğitim ile ilgili maddelerine aykırıdır. Lozan’ın 40. ve 41. maddelerinde azınlık eğitimi ile ilgili maddeler yer alıyor. 1923 Lozan Barış Antlaşması, uluslararası bir nitelik taşıyor. Böylece, Batı Trakya’daki azınlık eğitimi ve Türk Azınlıkla ilgili birçok bireysel-kolektif hak ve hürriyetler uluslararası koruma altındadır. Aslında Lozan’a baktığımızda bu okulların özel ve özerk bir yapıda olması gerekiyor. Ancak 1950’li yıllardan itibaren yapılan sistematik müdahaleler sonucunda bu özel ve özerk yapının bugün neredeyse kaybedildiğini görüyoruz. Örneğin Yunanistan, 1970’li yıllardan itibaren Türk okullarının tabelalarındaki “Türk” ibaresini kaldırdı. Bu okullar hala günümüzde resmi olarak “Müslüman” veya “Azınlık” okulları olarak geçiyor. Bu okullarla ilgili çıkartılmış birçok kanun ve bakanlık kararnamesi sonucunda geçmişte azınlık bireyleri eğitim ile ilgili birçok konuda söz sahibiyken, günümüzde neredeyse çok az konuda kendilerinin söz söyleme hakkı kalmıştır. Gerek eğitim gerekse Türk Azınlığın hakları ile ilgili diğer birçok konuda, Lozan Antlaşması’nda öngörülen hakların tam anlamıyla hala uygulanmadığını görmekteyiz.

Azalan nüfus ve ekonomi temelli göç, Batı Trakya'daki Türk ilkokullarının kapanmasında etkili oluyor

Soru: Batı Trakya Türkleri eğitim dışında ne gibi zorluklarla karşı karşıya?

Hüseyinoğlu: Doktora tezini Batı Trakya Türklerinin eğitim hakları üzerine yazmış ve hala Batı Trakya Türklerinin hak ve hürriyetleri üzerinde bilimsel çalışmalar yapan bir akademisyen olarak şunu belirtmek isterim. Batı Trakya Türklerinin en önemli sorunlarının başında şüphesiz eğitim geliyor. Fakat son yıllarda ilk sıralara ekonomiyi de eklemek gerektiğini düşünüyorum. Eskiden eğitim başı çekiyordu. Ancak şu anda Yunanistan’da 2010 yılında yaşanan ekonomik krizden sonra ekonomi de çok ciddi bir sorun olarak Batı Trakya Türklerinin karşısına çıkıyor.

Özellikle 2010 krizinden sonra bazı Batı Trakya Türk Azınlığı mensuplarının, işsizlik temelli geçici olarak bölgeyi terk ettiğini ve çalışma amaçlı Avrupa’nın farklı yerlerine göç ettiklerini görüyoruz. Bu ülkelerin başında Almanya, Hollanda, Norveç ve İngiltere geliyor.

Soru: Ekonomik kriz nedenli göçün okulların kapatılmasıyla ilgisi var mı?

Hüseyinoğlu: Bu şekilde göç aslında bir noktada eğitimi de etkiliyor. Bazen sadece baba göç ediyor. Fakat bir iki yıl sonra anne ve çocuklar da babaya katılabiliyor. Son on yılda gözlemlediğime göre, geçici işçi olarak giden bazı aileler belli bir süre sonra yanlarına kendi ailelerini de alabiliyor. Ayrıca, son yıllarda üç veya daha fazla çocuk sahibi Türk azınlık ailelerinin sayısında bir düşüş yaşanmaktadır. Bu durum, Batı Trakya’daki Müslüman Türk demografisinin zaman içinde daha da azalmasına sebebiyet verebilir. Geçici göçün zamanla kalıcı hale gelip gelmeyeceğini bize zaman gösterecek. Fakat Batı Trakya Türk toplumundaki göç olgusu, bölgede yakın gelecekte daha az Türk çocuğu olacağı anlamına gelmektedir. Yani, Türk okullarının kapanmasının diğer bir sebebi göç olgusudur. Özellikle kırsal köylerdeki Türk çocuk sayılarının göç sonucu daha da azaldığını görmekteyiz. Fakat asıl sebebin, daha önce de ifade ettiğim Azınlık eğitiminin özel ve özerk statüsünün yıllar içerisinde ciddi anlamda zedelenmiş olmasından kaynaklandığı unutulmamalıdır.


Muhabir: Sena Çavuş

Haber Kaynak : Anadolu Ajansı

Fenerbahçe'nin UEFA Avrupa Ligi fikstürü açıklandı

Tiyatro ve sinema sanatçısı Anta Toros tedavi gördüğü Bodrum'da vefat etti

Venedik Film Festivali'nin yapıldığı Lido Adası'nda Filistin'e destek yürüyüşü düzenlendi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 92 yaşındaki Erzurumlu Şefika Taş ile görüştü

SSB Başkanı Görgün, "TEKNOFEST Mavi Vatan"da Hızırreis'i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin'e gitti

Emine Erdoğan'dan 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Konseri'ne ilişkin paylaşım

İzmir'deki sekiz ilçede 32 saatlik su kesintisi uygulanacak

Gaziantep FK, deplasmanda Kasımpaşa'yı 3-2 yendi

AB Yüksek Temsilcisi Kallas, ABD'yi Filistinli yetkililere vize yasağını gözden geçirmeye çağırdı

UNRWA: Gazze’de 660 bin çocuk üçüncü yıldır okula gidemiyor

SOLOTÜRK, Büyük Zafer'in 103. yılında Ankara'da "saygı uçuşu" gerçekleştirdi

AFAD'dan, İzmir'deki orman yangınları sonrası yapılan çalışmalara ilişkin paylaşım

Roketsan, TEKNOFEST'te Mavi Vatan'ın geleceğini gençlerle inşa ediyor

Erzincan'da silajlık mısır üretimi hayvancılığı güçlendirip besiciye kazanç sağlıyor

Stresten arınmak isteyenler alternatif sağlık turizmine de yöneliyor

Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi fikstürü belli oldu

Modern insanlar, yaklaşık 233 bin yıl önce Afrika'dan yola çıkan bir soyun mirasına sahip

TEKNOFEST Mavi Vatan Fotoğraf Yarışması sonuçları açıklandı

Çanakkale Boğazı'ndaki yarışta 1434 yüzücü Avrupa'dan Asya'ya kulaç attı

Hatay'da kooperatifleşen kadınlar sirke satarak gelir elde ediyor

Sivas Kongresi'nin 106. yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlanacak

Bakan Uraloğlu, demir yolu tesislerinde 4 güneş enerjisi santralinin devreye alındığını bildirdi

"Düven sürme" geleneği Erciyes'in eteklerinde 3 arkadaş tarafından yaşatılıyor

MSB'den 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü için özel video klip

Kuraklık İzmir'deki besicileri sorgum sudan otuna yöneltti

Senegal'deki Ngor Koyu dünyanın en güzel koyları arasına girdi

Çevreye duyarlı yeşil yapay zekayla her alanda verimlilik artacak

Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi, Çin'in Tiencin şehrinde düzenlenecek

TEKNOFEST Mavi Vatan'ın üçüncü gününde 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusu yaşanıyor

Yükleniyor

YAZARLAR